ASİSTAN KEMAL “EĞİTİM” KONULU AKADEMİK KURULDA

Asistan Kemal bölüm kurullarına artık alışmıştır ama onu daha büyük kurul deneyimlerinin beklediğinden habersizdir henüz. İlk akademik kurula davet edilmek asistan Kemali çok heyecanlandırır ve bu davete icabet etmek için günler öncesinden hazırlıklara başlar. Diğer kaşarlanmış asistanların son derece rahat tutumları dikkatini çekerse de bunun üzerinde pek kafa yormaz ve yaptığı hazırlıkların aralarındaki farkı göstereceğine inanarak son güne kadar çalışır da çalışır.

Yer: Dekanlık toplantı salonu

Saat:13.30

Konu: Bölüm elemanlarının atanma kriterlerine yönelik icatlar serisinden bir yenilik daha..eğitim konulu makale yazımı. Dekan konuyu hemen açar.

Dekan: Arkadaşlar, sayın rektörümüz sabah kalkmış ve atanmak isteyenlerin bundan böle eğitim meseleleri hakkında düşündüklerini belgeler bi makale yazmalarına karar vermiş. Ama yine de biz dedik ki senatoda, sayın hocam bütün arkadaşlar yatıp kalkıp eğitim üzerine o kadar düşünüyolar ki nerdeyse eğitim yapmaya fırsat bulamıyoruz. Dolayısıylan biz bi konuşalım onlarla da hiç değilse bundan böle boşa düşünmeyip bunu edebi bi esere dönüştürebileceklerini müjdeleyelim onlara…dedik. Buyrun, şimdi fakültemizin her iki bölümünün de görüşlerini alalım.

bi bölümün görüşü: sayın hocam bizim bölüm bu konuyu kendi iç aleminde görüştü ve “gerekiyorsa yazarız..nedir yani” kararı verdi. Teşekkür ederim.

sayın dekan :Allah razı olsun sağolun. Şimdi sözü diğer bölüme veriyorum. Buyrun..

Diğer bi bölüm: sayın hocam, biz de konuyu kendi aramızda görüştük.. eğitimin çok mühim bi mesele olduğuna kanaat getirdik ..”hatta eğitim üretim içindir” aşamasına kadar geldik ..fakat daha sonra nasıl olduğunu anlayamadık. Birden bölüm beş gruba bölünerek “gönüllü hizip komisyonları” oluşturdu.. du……..budur yani.

sayın dekan : nasıl yani??

(sessizlik………)

deneyimli eski bir hoca: biz neyi tartışıyoruz anlamadım??

deneyimli bi başka hoca: benim bu konuda bi sürü çalışmam var.. odamda duruyolardı son hatırladığım kadar.. onlara bi baksınlar..yani!!!

deneyimsiz bi hoca: Bu konuda yapabileceğimiz bişey yok mu..dekanlık uyuyo mu..bizi temsil edenler nerdee!!…kartal kalkar dal sarkar dı..yok bunu kayıttan çıkarın bu olmadı özür dilerim 😦

sayın dekan: Höö?

asistan Kemal. Ben bi şey diyecektim di.öhöö..yani şimdi şöle sayın hocam. Bizler henüz sayın deneyimli hocalarımızın dengi değiliz..görüldüğü gibi onlar engin deneyimleri ile konuyu hemen kavrayıp anlamlı bi çerçeve çizebiliyolar. .Biz ise genç, deneyimsiz, zavallı, ne idüğü belirsiz, şeyyyy…öle buruş kırış bi asistan grubuyuz eğitim hakkında düşünmek ne haddimize…dermişim…sayın dekanım..teşekkor ederimsflm…

acık daha deneyimli bi asistan: sayın hocalarım..sevgili arkadaşlarım..bizler burada yıllarca dirsek sürtmüş, her türlü acıyı tatmış, gereğinde bu okul için kendini feda etmiş bir bir topluluğun ecdadlarıyız. Peki bunun karşılığında ne verildi bize soruyorum sizeee!! Bu eğitim makalesini, bize bulanmış katranın tüyü olarak gördüğümüzü belirtmek isteriz..teşekkür ederizzz.

daha az deneyimli bi asistan: Ben şöle düşünüyorum. Buradaki en kutsal şey biziz. Biz niye buradayız? Çünkü bu vatan bizim engin zekamızdan fışkıracak bilimsel çalışmalarımıza muhtaç. Biz olmasak her şey bir hiçç..hayat anlamsız..siz kimsiniz?? Bilim nerdeee?? Ben kimdim dii..şey ettim diii..hrfşşşşgırk..ühüüüü………..

sayın dekan: arkadaşı götürüp kafasını bu vatanın engin sularına bi batırıp getirin de kendine gelsin. Evet efendim nerde kalmıştık?

en deneyimli hoca: yazcaz mı yazmıycaz mı da kaldık..

sayın dekan: kararı açıklıyorum. Eğitim konulu atanma makalesinin yazılmasından büyük mutluluk duyacağımız ve bu onuru bize bahşeden sayın üniversite yönetimini kutladığımız kararını almış bulunuyoruz. Tüm arkadaşlara katkıları için teşekkür ederim. Dağılabiliriz arkadaşlar.

Asistan Kemal şaşırır. Yanındaki kaşarlanmış asistan Cemal’e dönerek sorar.. “ne oldu şimdi yaw..yazcaz mı yani?” Cemal şöle bi bakar ve cevap verir.. “tüylerin gözlerine ne kadar yakıştı be kemal: ))”

AKADEMİK OLUNMAZ..AKADEMİK DOĞULUR

Bu kısmı önemli bir noktayı hatırlatmak için yazıyorum ki o da şu. Akademisyenlik bir meslek değildir. O daha çok ilahi bir mekana ve zamana kendini adamış bir bilgelik, bir çile süreciyle benzerlik gösterir. Bu yanıyla bakınca aslında ruhun derin bir teslimiyetidir söz konusu olan. O nedenle de diyorum ki ben, akademik olunmaz, akademik doğulur: ) Ya da şöyle diyelim.. Akademik’in DNA’larında doğuştan gelen bir görev bilinci ve fedakarlık kodu vardır ve bu kod hiçbir tekamül yasasına da tabi değildir. Bu kod sayesinde onlara görev vermeniz gerekmediği gibi ceza vermek durumunda da kalmazsınız. Çünkü onlar kendi kendilerine görev verme.. üstüne kendilerini kontrol etme ve beceremediklerinde kendilerine en ağır cezayı kesebilme yeteneklerine haiz olarak var olurlar. Ne hoş değil mi : ) Erken karar vermeyin derim ben..Buyrun bu tiplemeye bir örnek. Sahne Bölüm Başkanı odası ve asistan Cengiz 🙂

Bölüm başkanı: Cengiz..noluyo olum?! Duyduğuma göre geçen gün Mahmut hocanın sınavını yapmışın..bi de kaç yılın Mahmut hocasını listede başarısız gösterip bırakmışın..manyakmısın lan sen ne demek bu yaa?? evet nedir bu konuş!!

Asistan cengiz: hocamm kaç yıldır ben veriyorum bu dersii..hıhımmhöh..ve Mahmut hoca da artık sınıfa uğramıyo. Geçen gün baktım baktım..dedimki bu böle olmıycak dedimm ve devamdan vizesiz bıraktımdı…yani…

Bölüm başkanı: HÖÖÖ !!!… Pekiii bunu düşünücem..o zaman bana bi de şunu açıkla bakalımm. Yeni asistan Elçin geldi dün bana..kıza demişin ki bu bölümde miskin hayvanın iç organlarına dair hiç tez yok..hemen bunu fen bilimlerine bildir..otur başla yazmaya!!! Ulann bu bölüm neee..sismografi ve oşinografi bölümüüüü..hayvan herif hadi görev verdin diyelim..peki ne alakası var miskin hayvanla buranın haaa..bu nedir yaa..nedir konuş!!!

Asistan cengiz: öhööö…….hocam…..eee geçen gün siz şey demiştiniz bölüm toplantısındaa..disiplinlerarası ve uluslararası olmak zamanıdır. Ben de düşündüm ki bu iş anca tezlerle olur yanii..ve yine düşündüm ki miskin hayvan öle bişeyki burda yaşamıyo..dolayısıyla hem disiplinlerin arasında kalmış olcazz bu tezle..hem de konu itibariylee uluslararasılaşcaz dedim…yani!!

Bölüm Başkanı: HÖÖÖÖÖÖ!!! Hmmm..ilginç bi yaklaşım Cengiz!! Bunu da düşüncemm..peki bişey daha sorcam sana. Bu sabah karıma telefon açıp..hocamızın gece performansı konusunda endişelerim var çünküü gündüzleri pek verimli çalışamıyo diye gözlüyorummm..bu konudaki aylık raporlarınızı her ayın ilk çarşambası bölümün bekası açısından bekliyorummm NEDİRRRRRR LANNNNNNNNNNNNNNN Z..ÇTIĞIMINNNNN CENGİZİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİ….hörfşmööööfsssss……HAYVANNNNNNNNNNN HERİFFFFFFFFFFF GELLLLLL LANNNNNNNNN BURAYAAAAAAAAA EŞOLEŞEKKKKKKKKKKKKKKKKK…hırmfşşşşştttttfffff…………..DUR Bİ YAKALAYIM DA BAK Bİ PERFORMANSSS GÖSTEREYİMMMMM SANAAAAA RAPORLARLAAAAAAA SÜSLEYEYİMMMMMMMM SENİİİİİİİİİİİ…..GELL LENNN BURAYAAAAAAA..z..çtghhhımmmmınnn KAKADEMİSYENİİİİİİİİİİİİİİ…

Evet..fedakarlık bir akademik için önemli bir koddur ve fedakar bir akademik çok da lazım bir şeydir ama sınırlara dikkat etmek şartıyla ve sinir yapmadan aman diyimmm…kolay gelsin : )

12.2003. çarşamba

19a

AKADEMİDE TEMEL İLKE : HOCA HOCAYI TEPMEZZZ!

Akademik alandaki işbölümü ilginçtir. Yasal olarak tanımlanmış görevlere ek olarak çoğu kez yerleşik eğilimler, fiili durumlar vb şeyler hep birlikte yaşanır. Elbette arıza çıkmadığı sürece her şey yolunda gider..ve arıza olasılığı her daim olasıdır : ) Yine bir örnek görelim bakalım..Yer asistanlar odası.

Genç asistan: abi sınav başlıycak ama hoca yok yaaa..telefona da cevap vermiyo ne yapsak ki offfff ya offfffff

Deneyimli asistan: yap sınavı geç kardeşim zaten sen asiste ediyosun patlat iki soru olsun bitsin !!!

Genç asistan: doğru yaaa..tamam yaşa valla hadi gittim ben sınava.

Genç asistan gidip sınavı yapar ve sınav bitiminde erişebildiği hocasının da çok takdirini toplar..her şey yolunda gitmiştir mi diyoruz? Heyhat hiç de öyle değil aslında 🙂 Çünkü ertesi gün genç asistanın eline bölüm başkanlığı bir yazı tutuşturur ve yazıda, hakkında “dersin hocası yerine sınav yaptığı için” soruşturma açıldığı yazar. Hadi bakalımmmmm 🙂 Genç asistan yellik yepelek soluğu bölüm başkanının yanında alır ve sahneee..

Genç asistan: Sayın hocam hocamız rahatsızdıydı, bana soruları vermiştiydi ben de başlatmıştımdı..hocam….ama hakkımda soruşturma açılmış ne yapcam ben şimdi hocamdı…(tıssss tısss)

Bölüm başkanı: Bu konunun senle alakası yok..sen yaz savunmanı geç çocuğum. Çıkabilirsin !!

Asistan kemal dışarı çıkar ve derin bi ohh çeker..aaaa ne güzeldir bu konunun onunla alakası yokmuştur: ) Bu güzel haberi alarak rahatlayan Kemal çayını alıp bir güzel savunmasını yazmaya başlar. Sahne kantinde Kemal ve savunma kağıdı ve kalemi..bakalım ne yazıyor.

Çok sayın bölüm başkanım, çok değerli soruşturmacı hocam..ööhhöö..şöyle ki bilirsiniz bazen bölümlerde beklenmeyen ani fiili durumlar olur..ööhhööömm..işte ben de tam böyle bir fiili durum içinde kalınca bir kurumun işleyişini aksatmamak açısından..ve o dersin asistanı olaraktan vede vallaa çok ama çok ani durumlarda bazı dersleri ben anlattığım çinnn..ve de hocam bana soruları şeyetmişşti..o açıdan sınavı hocam nasılsa yetişir olaraktan başlatayım dedimdi de..yani..ellerinizden hürmetle öperim sayın değerli hocalarım..dı..imza: asistan Kemal.

Kemal savunmasını verir ve günlük rutin hayatına geri döner..akademide her şey yine yoluna girmiş, konu anlaşılmış ve Kemal kurtarmıştır..varsın hocalar tepişsindir, ona nedir, gerisine karışmayacaktır. Ama burası akademidir..ve Kemal de henüz çok toydur : )

Ertesi sabah Kemal okula girer girmez sekreter tarafından çağrılır ve eline bir zarf daha tutuşturulur..Kemal heyecanla zarfı açar veeee..bir de ne görsünnnn..hakkında açılmış ikinci bir soruşturma kağıdı..alammmdırrr!!! Kağıtta yazanları okur ve son nefesini oracıkta verir..akademinin ıcığını cıcığını en iyi bilen sayın kadım soruşturmacı hocanın yazısı şöyle başlamaktadır.

vayyy sen ne diyosun…asistanları biz hocalarından feyz alaraktan kendilerini geliştirsinlerrr..vatana millete hayırlı bilimsel çalışmalar üretsinler diye bölümlere alıyoruz !! Biz böyle hayırlı şeyler için sizi işe alıyokennn..siz ne yapıyosunuz!! Değerli hocalarınızın derslerine göz dikippp..bacak kadar boyunuzla üçkağıt çeviripp hocanızı sınav yapmaktan alıkoyuppp..sora daa hocanızı derse girmiyo diye fitleyip vatanı milleti bölmeye çalışıyosunuz haaaa!!! Bu ne cürettir, bu ne aymazlıktır..bu ne iktidar hırsıdır ve bu ne biçim saygısızlıktır..ÇABUKKK BU ARSIZLIĞI AÇIKLAAA..ÇABUK DİYORUMMM!!!

Ders ne bakalım burada? Fare delikten geçemezmiş..bi de k..çına kabak bağlarmış” deyişimizi hatırlayalım mı hep beraber şimdi. Bu ilkeyi hep hatırlayalım hatta hiç unutmayalım: )

Eee peki asıl konuyla ilgili hocaya noldu, onun başına ne geldi diyenlere kısa not..o hoca yıllarca hocalığına devam etti ve uzunnn ve mutluuu bir hocalık yaşadı : )

devam edecek elbettee:)

 

Reklamlar